Kuma

Senelerdir 3 ailenin tek kızıyım.
Babannemler hep kız çocuk istemiş, olmamış.
Amcamlar hep kız çocuk istemiş, olmamış.
Sonra ben doğmuşum.
Düşün karizmamı...
Seneler böyle geçti, ben el bebek gül bebek, şımarık mı şımarık büyüdüm.
Ta ki bu zamana kadar.
Pazar günü kız istemeye gidiyoruz.
Tamam seviyorum Nurdan'ı.
Tamam, gerçekten çok tatlı biri.
Ama ne demek ya, niye gelip bizim soyadımızı alıyor ki?
Amcamın tek kızı benken, nasıl böyle kısa sürede yeni kızı olabiliyor?
Berk'e de çok sinirliyim.
Tabakhaneye bok yetiştiriyor sanki.
Nolcak biraz daha sevgili kalsalardı.
Ben hazır değilim daha :(

Şimdi herkesin ilgisi onun üstünde olucak.
Ne isterse alınıcak.
Çiçeği burnunda gelin...
Offff!
Bi de şirin kız hakkaten, sıcakkanlı falan.
Acayip moralim bozuluyor.
Suratsız biri olaydı, benden çok sevemezlerdi.
Ama şimdi ya severlerse?..


Bakma esip gürlediğime.
Aslında gerçekten seviyorum onu.
Ama derdim büyük işte napayım :(

İthaf

Çarşamba günü babannemin senesiydi. Günü birlik Lüleburgaz'a gidip geldim ben de.
Size Biricik soyadının şanssızlığından bahsedeyim. Çok güzel bir soyadı dimi? Babannemlerin kızlık soyadı... Neyse söylüyorum; babannemler 5 kız 1 erkek. O erkeğin de 5 kızı var. Sonuç, bizden buraya kadar, Biricik biter :(

Soyadı bitiyor da, anılar falan bitmiyor. Ben şimdi farkeder oldum Naile teyzemin simasının ve sesinin babanneme ne kadar çok benzediğini. Ayşe teyzemle babannemin gözlerinin aynı olduğunu. Gülten teyzem ve babannemin şaşırırken verdikleri tepkilerin benzerliğini.

Kalanlarda yaşamak bu olsa gerek.

Ben hiç alaka kuramasam da kardeşimi bana benzetiyorlar. Mutlu oluyorum.

-.-.-.-.-.-.-.-.-

Bugün Erdal'ın ve Alper'in doğum günü. Dün Thales Room'daydık Erdal için. Değişik bir yer olmuş, sevdim. Alper gelsin beraber de gidicez. Bu akşam kendisi Rotterdam'da olucak, yeni arkadaşlarıyla. Yok kıskanmıyorum tabi ki! Ama özlüyorum. Ayrıca kıskansam da doğal ki, sevgilim orda en yakın arkadaşlarımdan biri orda :( Neyse azıcık kaldı gelmelerine.

Yazının amacına dönecek olursak;

(Erdal'cım sen okumazsın burayı ama olsun.)

Erdal ve Alper,

İyi ki hayatımdasınız
ve
iyi ki doğmuşsunuz.
Mutlu yaşayın,
benimle kalın.
:)
İkinizi de çok seviyorum.

YüksekSadakat_Kadınım

Güzel yorum


Kurban Bayramı

Bu bayram hüzün kokuyor...

Uçurtma



Bugün yine Hisar'ın yakınlarındaydım. Uçurtma uçurduk Volkan'la. Benim ölmeden önce yapmam gereken bir eylemdi ve Volkan bunu gerçekleştirmeme yardımcı oldu. Rumeli'den Bebek'e kadar uçurtma uçurarak yürüdük :) Sanki ipi çooook uzun bir uçan balonum varmış gibiydi. Başım döndü izlerken... Güzeldi... Çok güzeldi...


Teşekkürler.

Şiirim geldi, bırakın beni...

Ceko

Laf lafı açtı konuşurken Oktay'la.
Konu geldi çocukluğa.
Allah'ım küçükken nasıl bu kadar salak olabiliyor muşuz?
Aklıma geleni hemen yazmam lazım unutmadan :)
Cenk benim kuzenim. Kızarım da severim de.
Üstelik çok da kızarım, çok da severim.
Bu durum küçükken de geçerliydi.
Hiç anlaşamazdık biz onunla.
Cenk bunları tam hatırlamıyor, ama benim hafızamda yer etmiş anlatıyorum:
Berk ilk torun, ben tek kız torun, Cenk'in böyle bir sorumluluğu olmayınca yaramazlık hakkı ona kalmıştı.
Allahım ne deli ederdi ya beni.
Ondan kelimenin tam anlamıyla zaman zaman nefret ettiğimi hissediyordum.
Bu hissin başlangıç noktasını da açıklıyorum:
Bir gün yine kavga etmişiz, Cenk gidip benim en sevdiğim çikolatadan alıp, sırf bana uyuzluğuna gözümün önünde bana bi gıdım vermeden yemişti ya! Valla gözümün önünde şu an o görüntü.
Ne kadar da acımasız olabiliyor çocuklar!!
-.-.-.-.-.-
Yazıyı Cenk'e adadım, biraz da gaza geldim galiba yazıyorum.
Bir şeker bayramı, Cenk'le çıktık biz mahalleye. Dere mahallesine.
Gözümüzü nasıl bir şeker hırsı bürüdüyse, biz 4-5 saat ortadan kaybolduk.
Çalmadığımız tek kapı kalmadı, ceplerimiz, küçük çantalarımız doldu taştı.
Artanı peçetelere sarıp zar zor eve getirmiştik.
Hey gidi günler ya... Şimdi çocuklar kapıyı çaldığında açmaya üşeniyorum...
-.-.-.-.-.-
Son saçmalığımızı yazıyorum: Ayılatör. Bu bizim uydurduğumuz bir oyun. Berk bizden büyük olması sebebiyle hikayemizdeki ayılatör lakabına sahip kötü kahramanımız. Oyundaki görevi beni kaçırmak. Cenk de, iyi rolde karşımıza çıkıyor ve beni korumaya çalışıyor. Sonuç: Babannemle dedemin yatak odası darma duman.
-.-.-.-.-.-
Dedemi özledim.
Babannemi özledim.
Çocukluğumu özledim.
Dere mahallesini özledim.
Ordaki tek katlı evimizi özledim.
Bahçesini özledim.
Babannemle bahçeye bişeyler ekmeyi özledim.
Kuzenler gelince bahçeyi talan etmeyi özledim.
Komşuları özledim.
Doğum günümde tüm mahalleyi eve toplamayı özledim.
Babannemin perdeden diktiği gelinliğimi özledim.
Dut ağacına dalmayı özledim.
Leblebi tozunu özledim.
Gece yarılarına kadar saklambaç oynamayı, bisiklete binmeyi özledim.
Dedemin beni eve çağıran sesini özledim.

Back to Home Back to Top YaşıyoruM. Theme ligneous by pure-essence.net. Bloggerized by Chica Blogger.